2024‘te Erteleme Alışkanlığını Bitiriyoruz!

Merhaba Onedio Ailesi!

Bu köşeden sizlere günümüz dünyasında bütünsel olarak beynimize, bedenimize ve ruhumuza en iyi şekilde bakmanın kolay ve uygulanabilir yollarını sunuyorum. Bilimin geldiği son noktanın ışığında, sizlere sesleniyorum!

Yeni yıl kapıdayken, bu sene hedeflerimize ve arzularımıza ulaşmanın, bunun yanında hayatta daimi olarak motivasyon sağlamanın bilimsel metotlarını bugün sizler için açıyoruz.

Erteleme huyumuzu yenmek amacıyla, öncelikle dopamin sistemimizin nasıl çalıştığını biraz anlamak gerekiyor. Bizi hayata bağlayan bu üç temel ilke ile başlıyoruz;

Konunun detaylarını ve beynimizi pozitif anlamda “hacklemenin” formüllerini öğrenmek isterseniz videonun tamamını izleyebilirsiniz ? 

Şimdi devam edelim; 

1. Arzu – Sahip olmak, istemek, almak, başarmak, yemek, içmek, öpmek, hepsi olabilir ?  

Bu hedefler öncelikle düşünce düzeyinde başlar.

2. Motivasyon/Aksiyon – Arzularımıza doğru, bizi eylemler ile harekete geçiren ana güç kaynağımız. O mekana, o amaca, o kişiye, o hedefe, o yiyeceğe & içeceğe doğru yönlenmiş eylemlerin içinde kendimizi buluyoruz veya seçimler yaparak oraya doğru ilerliyoruz.

3. Ödül (Veya Ödülün Eksikliği) – Ödülümüz / Arzumuz / Hedefimiz ne ise, hepimiz onu özünde biliyoruz. Ama ödülün eksikliğinin ihtimali, en az ödülün kendisi kadar bizi aksiyona geçiren bir araç. Sonuçta ona ulaşmak için eylemlere geçiyoruz, ulaşamama ihtimali de bize motivasyon sağlıyor. 

Bir düşünceden eylemi gerçekleştirmeye kadar duyduğumuz arzular, rezervuarımızda ki dopamin seviyemizi yükseltiyor. Hedefe ulaştıktan sonra ise bu seviye başlangıç seviyesinin altına kadar düşebiliyor. Bu sistem “sağlıklı” ve “sağlıksız” arasında ki farkla ilgilenmiyor, dolayısıyla bu seçimleri bilinçli olarak yapmalıyız. Bu spora gitmek de olabilir, bir bağımlılık unsuru da olabilir. Kendimizi düzenli olarak yüksek seviyelerde dopamin salınımını tetikleyen eylemlere maruz bırakırsak, zamanla temel seviyemizi düşürüyoruz. Bu dopaminsizlik çukurundan çıkmak git gide zorlaşıyor, motivasyonsuz kalıyoruz ve ertelemeye başlıyoruz. Sosyal medyada belirli bir süre geçirdikten sonra zihnen çöktüğünüz o anları bir hatırlayın ?

Peki günlük hayatımızda baz dopamin seviyemizi nasıl koruyabiliriz?

Her şeyden önce çabasız ödüllerden gelen dopamin yerine, çabadan gelen dopamine alışmayı kendimize öğretmeliyiz. Bunu içselleştirdikçe, gösterdiğimiz her çaba zaten daha çok zevke dönüşecek. Çabadan zevk almayı öğrendikçe, nörolojik olarak motivasyonumuz yüksek kalıyor, ve çabadan aldığımız haz artıyor. Yani beyin kimyamızı, düşünce kalıplarımızla ve zihniyetlerimizle dönüştürebiliyoruz. Ciddi anlamda motivasyon sağlıyoruz.

Ertelemeyi Bitirmenin Bilimsel Formülü = Çabanın Kendisini Bir Ödül Olarak Görmek. 

Bunu bilgiyi kendinize ve beyninize hatırlattıkça, dopaminler şelale gibi akacak. Ertelediğiniz işleri ne kadar kolay yapabildiğinize çok şaşıracaksınız. Bu döngüye girdiğinizde eylemlerinizin ve çabanızın ne kadar akıcı ilerlediğine inanamayacaksınız. ?

Ertelemenin üstesinden gelmenin bir başka bilimsel yolu:

İçinde bulunduğunuz durumdan daha zor ve daha zahmetli başka bir iş yapmak. Motivasyonsuz bir ruh halinden, yani düşmüş bir dopamin rezervuarından çıkmak için rahatsız edici, zor bir görev bulup onu yapmanız gerekiyor. Bu eylem, beynimize aslında zor şeyler yapabileceğimizi hatırlatıyor. Örneğin; bir makale yazmak veya çalışmaktan kaçıyorsak, gidip soğuk bir duş almak, veya biraz koşuya çıkmak bu anlamda çok doğru örnekler olur ? Sonrasında ise, geri döndüğünüzde o ertelediğiniz işi çok daha kolaylıkla yapabildiğinizi fark edeceksiniz. 

Umarım bu değerli bilimsel yöntemlerle, hep birlikte 2024 yılında ertelemenin üstesinden geliriz! Bizi takip etmeyi ve beğenmeyi unutmayın! 

Sonsuz Sevgiler,

YouTube

Instagram

X

Tiktok

Bu makalede öne sürülen fikir ve yaklaşımlar tamamıyla yazarlarının özgün düşünceleridir ve Onedio’nun editöryal politikasını yansıtmayabilir. ©Onedio

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir